Negatif İyon Tedavisi

Negatif İyon Tedavisi :

Tanım

Hastalıkların önlenme ve tedavisinde negatif yüklü hava parçacıklarının kullanılması.

Arkaplan

Hava iyonları, birbirlerinden habersiz olarak, Elster ve Gertel tarafından Almanya'da. Thomson tarafından İngiltere'de 19. yüzyıl sonunda varlıkları keşfedilene kadar bilinmiyorlardı. Geçmişte birçok bilim adamı, etrafımızda faydalı ve zararlı etkileri olan elektrik kuvvetleri bulunduğunu öne sürdüler. Belki da hayvan manyetizmasıyla ilgili teorisini ortaya atarken. Anton Mesmer havadaki iyonlardan bahsetmek istiyordu. Hava molekülleri doğada devamlı iyonize olurlar (yani negatif ve pozitif yüklü parçacıklara bölünürler) . Buna neden olan enerji, yerküredeki radyasyon, kozmik ışınlar, elektromanyetik dalgalar, güneş, ışık, çağlayanlar gibi bir çok doğal kaynaktan gelir. Bazı meteorolojik durumlarda hem hava iyonlarının toplam sayısı, hem de artıların eksilere oranı değişir. Birçok hava molekülü ne artı, ne de eksi yüklüdür. Mesela saf dağ havasının çok az bir yüzdesi yüklüdür fakat bu durum olağandışı tabiat hadiselerinde çok artabilir.

Kırsal alanlardaki havada, cm'de 300-1000 iyon olmak üzere küçük negatif iyonlar üretilir (çoğunluğu eksi yüklü oksijen iyonlarıdır. Bu, herhalde, bizim için gerekli, olan seviyedir. Şehirlere doğru ilerlediğimizde bu seviyenin yan ya kadar azaldığı görülür. Hatta havalandırma tertibatı olan yapılarda artı yüklü iyonların eksi yüklülerden daha fazla olduğu görülür. Çünkü bu tertibatlar temizledikleri havadaki küçük negatif iyonlan yok ederler. Pozitif iyonun fazla olmasının huzursuzluk, anksiyete ve depresyona sebep olduğu anlaşılmıştır.

Yerleşim bölgelerinde, küçük negatif iyonlar atmosferdeki kirli parçacıklar tarafından sürekli yok edilir. San Francisco'nun endüstri bölgelerinde yapılan bu araştırmada, bir iş günü boyunca ortaya çıkan hava kirliliğinin küçük iyon sayısını % 80 oranında azalttığı ve hava kirliliği arttıkça iyonların var olma olasılığının düştüğü görülmüştür. Bu demektir ki, şehir sakinlerinin aldıkları negatif iyonlar azalırken, pozitif iyonlar artırıyor. Bu durum çok önemlidir çünkü, birazdan göreceğimiz gibi, negatif iyonların faydalı etkileri varken, pozitif iyonlar insana zararlıdır.

Dünyanın belli bölgelerinde görülen kuru, ılık rüzgarların kişilerde ilginç zihinsel ve fiziksel algılamalara yol açtığı yıllardır bilinen bir gerçektir. Buna en güzel örnek İsrail'de Sharav'dır. Bu hadisenin özelliği, aniden ısı artması, nemin düşmesi ve bunlarla birlikte rüzgarın ortaya çıkmasıdır. Burada ilginç olan, Sharav'a maruz kalan kimselerin % 30'unda hastalık ortaya çıkmasıdır. Her ne kadar bu fenomen bundan yetmiş yıl önce Czermak tarafından tanımlandıysa da, 1963'e kadar şikayetlerin toplam hava iyon miktarının arttığında ortaya çıktığı ve artı yüklü iyon konsantrasyonunun maksimuma ulaştığında bu kişilerin çok kötüleştiği bilinmiyordu. Bu durum hava durumu değişmeden 24 ile 48 saat önce vuku buluyordu. İsrail'den başka Güney California'daki Santa Ana'da, Kanada'daki Chinook'da, İsviçre'deki Foehn'de ve Arjantin'deki Zonda'da da buna benzer durumlar görülmektedir. Buralardaki gözlemler yükselmiş pozitif hava iyonları ile sağlığın bozulması arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmıştır.

İsrail‘de çalışan Profesör Sulman, Sharav'dan etkilenen kişileri incelemiş ve hepsinde ortak belirti ve bulgular tespit etmiştir (migren, bulantı, kusma, şişme, hassasiyet, konjunktivit, solunum sisteminde kan toplanması gibi). Bütün bu etkiler serotonin veya SHT adı verilen doğal olarak oluşan kimyasal ileticiye tepki olarak da vücutta ortaya çıkabiliyordu. Sulman, Sharavdan etkilenenlerin idrarından normalden fazla 5 HT buldu ve 5 HT antagonisti verildiğinde iyileşme görüldüğünü fark etti. Ayrıca, eksi yüklü iyonlar bakımından zengin hava vererek bu hastaları tamamıyla tedavi etmeyi başardı. Böylece bu hastalan rüzgarın ortaya çıkardığı yüklü hava parçacıklarının etkilediği, trafik kazalarını, saldırı suçlarını, intiharları ve cinayetleri artırdığı ortaya çıktı ve havadaki elektrik yükü ilgi çeken bir konu haline geldi. Bazı ortamların daha sağlıklı olduğu tarihi olarak da bilinen bir gerçektir. Bazı mağaralar, dağlar rahatlatıcı havalan ve iyileştirici özellikleriyle tanınırlar fakat yakın zamana kadar bunun nedeni bilinmiyordu. Günümüzün modern araç gereçleri, iyileşmeye sebep olan şeyin havadaki yüksek negatif iyon konsantrasyonu olduğunu tespit etmiştir.

Her ne kadar bu konudaki ilk buluşlar 70 yıl öncesine dayanıyorsa da. 19. yüzyılda uygulanan elektrik tedavilerinin çok sayıda ve etkisiz olması konunun etrafında olumsuz görüşlerin oluşmasına sebep olmuştur. Elektrik, yeni bir buluş olduğu o devirlerde, oyun ve gösterilerde kullanılmıştır. Bu da, tıp çevrelerinin elektrik tedavileriyle ilişkili hiçbir şeye inanmamalarına neden olmuştur. Konu 1950'lerde Amerika'da bir işadamının tedavi amaçlı iyon jeneratörleri üretmesiyle yeniden gündeme girdi. 1961'de ise Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi bu makineleri iddia edildiği gibi iyileştir içi etkisi olmadıkları ve zararlı ozon gazı ürettikleri için yasakladı. Bu konudaki gelişmeler ABD'de durmasına rağmen, bu alanda öncü durumunda olan Rusya ile İngiltere'de devam etti. C.A. Laws (elektrik mühendisi) ve Dr. E. Holiday (doktor) adlı iki araştırmacı emniyetli olan ve zararlı ozon çıkarmayan yeni tip bir iyon jeneratörü üretmeyi başardılar.

Aletlerle negatif iyon üretmenin birçok yöntemi vardır. Morötesi ışını, zayıf radyasyon kaynakları, su spreyleri ve yüksek voltaj deşarjlarının hepsi kullanılabilir. Bu iki İngiliz araştırmacı, yüksek voltaj deşarj aletleriyle yüksek miktarlarda eksi veya artı yüklü iyonları, hiçbir arlı ozon yaymadan üretmeyi başardılar. Bu onlara, şimdiye kadar başkaları tarafından ulaşılmayan bir üstünlük sağladı.

Ürettikleri jeneratörlerden otuz tanesini deneyler için doktorlara, ve ilgili gruplara verdiler ve sonuçları beklediler. Olumlu sonuçların alınması uzun sürmedi. Zaten sonuçların olumlu olacağını, dünya literatürüne dayanarak biliyorlardı. Onların sağladığı, hastalıkları tedavi edebilmek için kontrollü bir negatif iyon kaynağının üretilmesiydi. Günümüzde, dünyada negatif iyon tedavisi üzerinde çalışan yığınla, bilimsel ve tıbbi araştırmacı vardır, En önemli merkezler ABD, Almanya, SSCB, Danimarka ve İngiltere'dedir. Rusya dışında sadece Almanya'da iyonizasyon tedavisi halk seviyesinde uygulanmaktadır. Almanya'da 30 civarında elektro püskürtme kliniği vardır. Rusya'da ise iyonizasyon hastanelerden yaygın bir biçimde uygulanmaktadır. Rusya'nın bu konudaki tıbbi araştırmaları Batı'yla kıyaslandığında çok ileridir.

ABD'de NASA'nın çalışmaları konuya destek vermiştir. Moleküler Biyofizik Laboratuarı'nda insan hücresi üzerinde yaptıkları temel deneylerde, kanserli hücrelerin daha az oranda elektrik yükü olduğunu gösterdiler. Bu, normalde birbirlerini itmeleri gerektiği halde, kanserli hücrelerin birbirlerine yapıştığı anlamına gelmektedir. Frankfurt üniversitesinden Dr. Kuster negatif iyonların, deney farelerinin kanserli hücrelerin üremesini engellediğini ortaya çıkarmıştır. Bu gelecek için ilgi çekecek bir alandır. NASA ise; uzay gemilerinin havasındaki negatif. İyonları arttırmış ve bunun performansı, iş kapasitesi, reaksiyon gösterme zamanı gibi beyin fonksiyonlarıyla, vitamin metabolizması, alerjik durumlar, ağrılar ve yanık iyileşmesinde olumlu ilerlemeler sağladığını fark etmiştir. Kısacası tıp bilgisindeki böyle bir ilerleme bundan sonra önemsiz olarak değerlendirilemez.

Nasıl etkili oluyor?


ABD'de Profesör Kruger ve İsrail'de Profesör Sulman gibi araştırmacıların kayda değer çalışmalarına rağmen, negatif iyon tedavisinin henüz başlangıç safhasındayız ve pek çok yeni çalışmanın yapılması gerekir. Yine de, negatif iyonların vücuda pek çok etkisi olduğu ispatlanmıştır.

1. Kalp atışını ve kan basıncını azaltır.

2. Her nefeste akciğere alınan hava miktarını arttırır.

3. Solunum sistemindeki hava temizleyici hücrelerin hareketlerini arttırır.

4. İç salgı bezlerini (hormon salgılayan) etkiler.

5. Beynin normal ritimlerini etkiler.

6. Pozitif iyonlar ve serotonin tarafından ortaya çıkartılan etkileri tersine çevirir.

Tavşanlar, fareler ve Gine domuzlarında yapılan deneyler, küçük negatif iyonların teneffüs edilmesinin vücut dokularındaki serbest 5 HT seviyesini düşürdüğünü göstermiştir. Ayrıca farelerde beyindeki 5 HT seviyesinde de azalma görülmüştür. Bu çok önemlidir; çünkü 5 HT, sinir sistemimizdeki en önemli taşıyıcı maddelerden biridir. Negatif iyonların beyindeki taşıyıcı maddelere bu faydalı etkileri, deneylerin negatif iyon vererek insan performansının arttırılıp arttırılamayacağı üzerinde yoğunlaşmasına neden olmuştur. Böyle bir çalışma İngiltere'de Guildford Üniversitesi'nde gerçekleştirildi. Negatif, pozitif ve normal hava teneffüs ettirilen denek gruplarından, negatif iyon teneffüs ettirilen gruptakilerin birçok işlerdeki başarılarının diğerlerine kıyasla önemli ölçüde arttığı görüldü. Ayrıca negatif iyonların 24 saatlik performans ritmini de etkilediği fark edildi. 5 HT‘nin 24 saatlik ritmi etkilediğinin bilindiği göz önüne alınırsa, bu sonuç çok ilginçtir.

Negatif iyonlar beyinde bulunan ve hoşnutluk ile gevşeme duygularıyla ilgili olan alfa aktivitesini da arttırırlar. Kısacası negatif iyonların tam olarak nasıl etkili olduğunu bilmiyoruz, fakat büyük bir ihtimalle bu etki, Vücuttaki hormonları ve sinirleri etkileyen bir taşıyıcı madde vasıtasıyla ortaya çıkmaktadır. Vücutta her tarafa dağılmış olan 5 HT'nin özellikle alt orta beyine (uyku ve duygular gibi temel vücut fonksiyonlarını kontrol eder) etkisi göz önüne alınırsa, negatif iyonların nasıl etkili olduğu anlaşılır. Vücudun iyileştirici güçlerini harekete geçirmek için hücrelere başka vasıtalarla etkili olduğu da tahmin ediliyorsa da, bunu ispat etmekten oldukça uzağız.

Hiç işe yaramayan ilaçların bile hastaların % sonundan cevap aldığı düşünürse, negatif iyon tedavisinin sadece plasebo etkisi olması da mümkündür. Fakat, negatif iyonlarla tedavi edilmiş hastalardan % 80 olumlu cevap verdiğini söyleyen bir bilim adamı (Schulz) bu etkinin sadece plasebo olarak açıklanamayacağını belirtiyor. Sonuçlar hep aynı olmasa da, çalışmalar göğüs hastalıklarında % 50-60, sinüzitte % 75 olumlu cevap alındığını gösteriyor. Bu oran, hipertansiyonda % 81, şiddetli baş ağrısında % 40-45 civarındadır. Psikonevroz ve korkudan şikayetçi hastalarda yapılan bir denemede ise % 80'ınde belirtilerin ya tamamen ya da kısmen ortadan kalktığı görülmüştür.

Nerelerde kullanılır?

Negatif iyonları teneffüs eden kişilerde rahatlama ve kendini iyi hissetme görülse de, bu onun her durumda kullanılacağı anlamına gelmez. Özellikle astım, sinüzit, yanıklar ve egzamada iyi sonuçlar alınmıştır. Başka hiçbir tedavi yapılmadan negatif iyon uygulanan yanık hastalarında ağrı 10 dakika içinde kaybolmuştur. Migren de diğer tedavilere oranla, negatif iyon tedavisine iyi cevap verir.

Soğuk algınlığı bazı romatizma vakaları, ağrı, verem ve anksiyete bu tedaviye olumlu cevap veren diğer hastalıklardır. Hastalıkları ayrı ayrı değerlendiren tıpçılar, birçok şeyi birden tedavi ettiği öne sürülen metodlara şüpheyle bakarlar. Bütün vücudu tedavi ettiği söylenen yöntemler genellikle faydasızdır. Fakat bunu negatif iyon tedavisi için söylemek zordur, Birçok ilaç deneyseldir, hasta etkili olup olmadığından başka bir şeyle ilgilenmez. Nasıl etkilediği ispatlanmadığı sürece, faydalı bir tedaviden bahsetmek hata olur ve eğer bu yöntemi uygularsak ortadaki tıbbi tedavilerden pek azı ayakta kalacaktır.

Nasıl uygulanır?

Hava iyonizasyonu iki türlü' kullanılabilir. En yaygını, teneffüs edilen havaya iyonize parçacıklar karıştıran makinedir. İkinci yöntem ise etkilenmiş bölgeye doğrudan gönderilmesidir ki, yanıklar, egzama, siğil ve kistlerin tedavisinde kullanılır.

Hasta kapalı odada oturur veya uyurken, jeneratörden çıkan iyonların karıştığı havayı teneffüs eder. Küçük iyonlar çok aktif oldukları ve yol aldıkça büyüdükleri için jeneratörün hastanın yakınında olması olumlu sonuç alınmasını arttırır. Hastanın statik elektrikle yüklü olmaması da önemlidir. Bu, iyonların vücut tarafından emilimini engeller. Bu durumun ortadan kalkması için hastanın eline küçük bir metal elektrot verilir. Negatif iyonların vücut tarafından çekilmesini arttırmak için bu elektronun diğer ucu toprağa, bağlanır (evdeki kalorifer borusu gibi).

Bilindiği kadarıyla, iyon tedavisi tehlikesizdir ve hiçbir yan etkisi yoktur. Solunum hastalıkları, her gece tekrarlanan ve jeneratörün 1-1.5 metre uzaklığa, yerleştirildiği iyon tedavisine iyi cevap verir. Hastaya, daha yakın yoğun ışınlamalardan daha, çabuk sonuç alınsa bile, bu metod bir seferinde 45 dakikayı geçecek şekilde uygulanmamalıdır. Bir hasta için en etkili metod, deneme yanılmayla anlaşılmalıdır. Beyin fonksiyonunun iyileştirilmesi amaçlandığında, jeneratör hastadan 2-3 metre uzaklığa yerleştirilmelidir. Yanık, migrenin bazı türleri, nezle ve saman nezlesinde ilerleme hemen görülebilir. Fakat astım ve egzama gibi durumlar daha uzun tedaviye ihtiyaç gösterirler.

Çocukların üşütmesinin tedavisi bir gece iyonize hava teneffüs edilmesiyle iyileşirken, müzmin migrenden şikayetçi bit kişide belirtilerin ortadan kalkması haftalar süren tedavi gerektirir. 20 yıllık klinik deneyimler ve binlerce tedavi olmuş hasta iyon tedavisinin işe yaradığını kanıtlamaya yeterlidir. İngiltere'de müşterilerin aletleri kullandıktan sonra artık ihtiyaçları olmadığı gerekçesiyle geri satmak istemeleri de ilginçtir. Bu tür olaylar, etkinin geçici olacağına inanan ve uzun vadeli iyileşme beklemeyen negatif iyon terapistlerini bile şaşırtacak niteliktedir.

Geleceği nasıl olabilir?

Negatif iyon tedavisi, günümüzde doktorlar arasında ve bilim çevrelerinde itibar kazanmaktadır. Dünya'nın pek çok ülkesinde özellikle İngiltere'de) negatif iyon tedavisinin lehine gelişmeler görülüyor. Tıp dünyasında bütün imkanlarıyla kullanılmaya başlanmadan çok önce onun üretim sahasında kullanılacağını tahmin ediyorum. İşçilerinin çevresini daha doğal hale getirerek üretim artışı sağlayabilecek olan sanayiciler bu işin öncülüğünü yapacaklardır. Geleceğin endüstri işinde hava kirliliğinin ucuz yoldan kontrolü hedefleneceğinden, negatif iyon yayan havalandırma tertibatları üretilecektir. Zamanla şehir havasındaki negatif iyon oranının kır havası seviyesine yükselmesiyle pozitif iyonların çok bulunduğu yerlerdeki bazı hastalıklar da azalacaktır.

Havalandırma tertibatları havada daha az negatif iyonu yok edecek şekilde değiştirildiği zaman, kapalı yerlerde çalışan işçi ve memurlarda hissedilebilir faydalar görülecektir. Nihayet yerel yönetimler ve hükümetler, insanların çalıştığı yerlerde ısı ve nem standardı gibi, hava iyonizasyonu standardı da getireceklerdir. Burada amaç, herkes için temiz ve kırdaki gibi hava üretilmesidir.

Tıbbi alandaki geleceğini önceden tahmin etmek zordur. Klinik deneyler arttıkça, negatif iyon tedavisinin tıbbi kullanımına yönelme de artacaktır. Tıp mesleğinde görülen temelsiz muhafazakar tutum bu alandaki gelişmelerin hızını kesecektir. Yine de diğer alternatif tıp tedavilerinden farklı olarak, elde edilen olumlu sonuçların da yardımıyla bu karşı tavır daha çabuk ortadan kalkabilecektir. Dil uyuşmazlığı ve elde ettikleri sonuçlan açıklamaları nedeniyle Ruslar bu alandaki öncü durumlarını bir süre daha sürdüreceklerdir.

SENDE YORUM YAP!

Whatsapp